Mikro mekanda makro yaşam: Tiny house
Doğayla bütünleşmenin mutluluk getirdiğini söyleyen Lagom felsefesi özünde şöyle der: “Ne az ne çok. Her şey kararında.” Doğaya en az müdahaleyle, fazlalıklardan arındırılmış bir düzen ve hareket özgürlüğü sunan minik ev (tiny house) adlı mimari-sosyal hareket insanı doğayla bütünleştiriyor.
Tiny house akımı, insanların dünyada olabildiğince az karbon ayak izi bırakma, özgürce hareket ederken evini de yanında taşıyabileceği daha basit bir yaşam sürme arzusuna karşılık geliyor. Önemli olan, karşılayabileceğinizi tüketmek yerine ihtiyacınız olanı kullanmak. Eklemek yerine küçültmek. Karmaşıklaştırmak yerine basitleştirmek. Minik evde yaşamak, daha az eşya ile daha küçük metrekarelerde, daha az enerji tüketerek doğa ile iç içe olmanın yollarından biri. Yaklaşık 10 ile 70 metrekare arasında maksimum kullanılabilir alan sunan evlerin dış kabuğundan iç mekanlarına, mobilyasından aksesuarlarına tüm tasarım sürecinin odak noktasını “sınırlılığın aşılması” oluşturuyor. Sınırlı metrekareler içinde oluşturulan yaşam alanı, iki kişilik uyku alanı, çalışma, yemek ve dinlenme bölümleri gibi farklı eylem alanlarının kurgusunda temel amaç, kısıtlılığı aşmak ve sınırları esnetmek.
Göçebe ruhların yanında “taşıyabileceği” bu evlerde daha fazla özgürlük, hareket, kişisel eşyalar yerine deneyimlere vurgu yapan bir anlayış hüküm sürüyor. Yerleşik ya da tekerlekli, ev boyutlarına göre seçilen her malzeme bulunduğu arazinin iklimine ve çevreye uygun, işlevsel ve dayanıklı olmalı. Kurtarılmış veya geri dönüştürülmüş malzemeler en doğru seçenekler. Yaratıcı çözümler, minik evlerde salon, mutfak, banyo ve bir de yatak odasının sığdırıldığı bir kurguya izin veriyor. Asma katta bir yatak odası tasarlamak, salon ve mutfağı aynı alanda değerlendirmek, her mobilyanın altını ve diğer atıl alanları depolama ünitesi olarak çözümlemek, masaya dönüşen kitaplık gibi birden fazla kullanımı olan mobilyalar mikro mekanda makro fayda sağlıyor. Mutfak dolaplarına eklenen akıllı sistemler, kayar raflar, duvarlara ve tavana monte edilen ekstra askı sistemleri, kolayca erişim için pratik çözümler sunuyor. Dar alanları ferah göstermenin yolu doğal ışık, açık renkler ve hafiflik hissi veren malzemelerin başarılı sentezinden geçiyor. Beyaz, kum tonları, açık griler, uçuk yeşil gibi renkler; ham ahşaplar, hasır dokular, jüt ve keten tekstil malzemelerle birlikte kullanıldığında ferah bir alan algısı yaratıyor.
İpuçları
- Tasarlamaya başlamadan önce yerel yasaları kontrol edin. Bu aynı zamanda minik evinizin boyutunu, belirli malzemelerle ilgili herhangi bir düzenleme olup olmadığını veya nereye yerleştirebileceğinizi belirlemede yardımcı olur.
- Yalıtımlı, doğal manzarayı kucaklayan büyük pencereler, doğal ışığın içeri girmesine izin verirken evin dış mekanla ilişkisini güçlendirir.
- Mekanları zemin malzemeleri ve duvar renkleriyle birbirinden ayrıştırın. • Kurtarılmış veya geri dönüştürülmüş malzemeler kullanın.
- Gereksiz mobilya veya aksesuarlardan arındırılmış alanda mikro cihazlar tercih edin.
- Dolap içi sistemleri, mutfak dolaplarına ekleyeceğiniz akıllı sistemler, kayar raflar, kapak içlerine monte edilen ekstra askılar pratik ve fonksiyonel çözümler sunar.
- Kullanılmadığında yer işgal etmeyen, iç içe giren, katlanabilen veya tekerlekli mekanizmalarıyla kolayca hareket ettirilebilen ürünler tercih edin.