‘Cesaret, ilerlemeyi seçmektir; bir fikrin gerçek gücü, fayda ürettiğinde ortaya çıkar’
İGSAŞ AR-GE ve Teknoloji Müdürü Burcu Köse ile Ar-Ge, dönüşüm ve sanayide değer yaratarak oluşan cesaretin kimyası üzerine...
Kariyer yolculuğunuz nasıl başladı? Sizi yıllar boyunca ileriye taşıyan ana motivasyon ne oldu?
Kimya eğitimiyle başlayan kariyer yolculuğumda laboratuvar, her zaman işin merkezinde yer aldı. Bir AR‐GE ve kaliteprofesyoneli için laboratuvar, detaylara hakim olmayı, doğru analiz yapmayı ve güvenilir sonuç üretmeyi öğreten en güçlü temel. Ben de bu temelin üzerine zamanla üretimi, proses geliştirmeyi ve saha deneyimini ekleyerek daha bütüncül bir bakış açısı geliştirdim. Beni yıllar boyunca motive eden şey ise teknik bilgiyi yalnızca teoride bırakmayıp gerçek ihtiyaca dokunan, sahada karşılık bulan çözümlere dönüştürebilmek oldu.
Kariyerinizde sizi dönüştüren en önemli dönüm noktası neydi?
İlk iş yerimde MDF üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve ürün kalitesinin artırılmasına yönelik yürüttüğümüz proje, kariyerimde önemli bir dönüm noktası oldu. Tutkal formülasyonundan proses optimizasyonuna uzanan bu süreçte, birlikte çalıştığım yabancı bir teknologdan önemli teknik kazanımlar edindim. Bu deneyim bakış açımı derinleştirirken uluslararası çalışma disiplinini yakından tanımamı sağladı. Projeden elde edilen başarılar, sonraki kariyer adımlarım için güçlü bir referans oluşturdu. Devamında aynı teknologla, yurt içinde ve Türkî Cumhuriyetlerde yürütülen bazı proses iyileştirme projelerinde tek Türk ortak olarak yer alma fırsatı buldum. bu deneyimler, teknik yetkinliğin kararlılık ve güçlü iş birlikleriyle birleştiğinde bir kadın profesyonel olarak yalnızca projelerde değil, bulunduğum her alanda kalıcı ve dönüştürücü bir etki yaratmanın mümkün olduğunu gösterdi.
Sonrasında neler oldu?
Aslında o dönem, kariyerimde hem teknik hem de yönetsel olarak önemli bir sıçrama yaşadığım bir süreçti. Sektörün köklü ve kurumsal yapılarından birine adım attıktan sonra, iki yıl içinde yöneticilik sorumluluğu üstlendim. Bu dönemde Türkiye’de ilk kez fenole alternatif, çevre dostu lignin bazlı kontrplak reçinesi geliştirdik ve bu ürünü patentledik. Bugün benzer reçete ve yaklaşımların farklı şirketler tarafından uygulandığını görmek, o dönemde geliştirdiğimiz çözümün sektörün gelecekteki yönelimini doğru okumamız açısından motive edici. Yalnızca melamin, fenol, üre reçineleri ve formaldehit üretenbir tesisten Türkiye’nin ilk AdBlue tesisine, yapı ü kimyasallarına ve Yunanistan’daki expanded polistiren yatırımlarına uzanan dönüşümün AR‐GE tarafında yer aldım. Bu süreç bana, ana sektöründışına çıkarak farklı alanlarda da değer üretebilen multidisipliner bir AR‐GE bakışı kazandırdı. Sonraki yıllarda da bu birikimi farklı sektörlerde AR‐GE Müdürlüğü ve Koordinatörlüğü görevlerine taşıyarak yoluma devam ettim.
Ayrıca Kocaeli Teknopark’ta laboratuvar ortamında, bitki ve meyve atıklarını kullanarak geliştirdiğimiz Black Soldier Fly (BSF) larvalarından, ete alternatif yüksek proteinli bir ürün elde ettik. Türkiye’de ağırlıklı olarak ev hayvanı yemi olarakdeğerlendirilen bu ürün, yurt dışında insan tüketimi için de kullanılıyordu. Bu proje için özellikle yurt dışındaki melek yatırımcılardan destek alarak projeyi Silikon Vadisi’ne taşıdık.
İGSAŞ ile yolunuz nasıl kesişti?
İGSAŞ ile yolum, kurum dışında çalıştığım dönemde yürüttüğümüz iki önemli proje vesilesiyle kesişti. İlk projede, AdBlue üretiminde kullandığımız üreyi yurt içinden temin edebilmek amacıyla düşük birüre değerine sahip üre üretimi üzerine çalıştık. Bu süreçte AR-GE ve teknik geliştirme tarafını biz üstlenirken üretim ve uygulama aşamalarında İGSAŞ teknik ekibiyle birlikte ilerledik. Proje zaman içinde öngörmediğimiz bir yöne evrildi. O dönemde hedeflenen düşük biüre değerine katı formda ulaşmak mümkün değildi, bu kalite ancak ürenin sıvı forma, yani AdBlue çözeltisine dönüştürülmesiyle sağlanabildi ve böylece İGSAŞ Blue ürünü ortaya çıktı. Başlangıçta maliyet avantajı yaratmayı hedeflerken süreç sonunda pazarda yeni bir alternatifin doğmasına da zemin hazırladık. AR-GE’nin en çarpıcı yönlerinden biri de tam olarak bu: Çalışmalar bazen öngörülenden farklı sonuçlara ulaşabiliyor. Sonuçta bu çalışmanın Türk sanayisi adına somut ve değerli bir kazanıma dönüşmesi, sürecin en anlamlı çıktısı oldu. İkinci projede ise odağımız, lojistik ve maliyet optimizasyonuydu. İGSAŞ’tan temin edilen İGSAŞ Blue solüsyonunun uzak noktalara taşınması sırasında oluşan maliyetleri düşürmek amacıyla ürünün daha yüksek konsantrasyonlarda taşınabilirliği üzerine AR-GE çalışmaları yürüttük. Bu çalışmalar sonucunda yüzde 70 konsantrasyonda üre solüsyonu geliştirildi. Elde edilen çıktılar İGSAŞ ile paylaşıldı ve yüzde 70’lik üre solüsyonunun üretilmesi sağlandı. 2023 sonunda ise İGSAŞ’ta göreve başladım. Endüstriyel ham maddeler, savunma sanayisi ve tarım gibi stratejik alanlarda üretim yapan bu yapının bir parçası olmaktan gurur duyuyorum.
Bugün İGSAŞ’ta hangi vizyona odaklanıyorsunuz?
Odağımız, klasik gübre yaklaşımının ötesine geçerek toprağı, verimliliği ve sürdürülebilirliği birlikte düşünen çözümler geliştirmek. Rejeneratif tarım, yavaş salınımlı ve inhibitörlü ürünler, bitki direncini destekleyen yaklaşımlar... Bu yaklaşım, geleceğin tarımını daha akıllı, verimli ve sürdürülebilir temeller üzerinde inşa etme vizyonunu yansıtıyor. İGSAŞ’ın AR-GE anlayışı da bu dönüşümün stratejik unsurlarından biri olarak konumlanıyor.
Bugün geriye baktığınızda kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
Merakını ve cesaretini yitirmeden öğrenmeyi sürdüren biriyim. Benim için cesaret, belirsizlik karşısında geri çekilmek yerine ilerlemeyi seçmektir. Yirmi yılı aşkın süredir kimya sektöründe farklı projelerin, patentlerin, yayınların ve uluslararası çalışmaların içinde yer aldım. Geriye dönüp baktığımda benim için en kıymetli olanın, ürettiğimiz bilginin ve emeğin sahada somut bir değere dönüşmesi olduğunu görüyorum. Çünkü bir fikrin gerçek gücü, uygulamaya geçtiği ve fayda ürettiği anda ortaya çıkıyor.
BURCU KÖSE’DEN GENÇLERE GÜÇLÜ BİR MESAJ
Geleceği okuyun, merakınızı kaybetmeyin ve cesareti merkezde tutun. Bugüne sıkışmadan, değişimin nereye gittiğini anlamaya çalışın. Çünkü bazen bir kariyeri ileri taşıyan şey, en doğru cevabı bilmek değil, henüz cevabı olmayan sorunun peşinden gidebilmektir.