Derinlikleri keşfe dalmak

Denizlerin altında neler olup bittiğini, hangi canlıların yaşadığını, nelerin saklı olduğunu keşfetmek bilim kurgu yapıtlarında sık sık karşımıza çıktığı üzere hepimiz için merak uyandırıcı değil midir? Dalgıçlık bu merakın peşine düşerek denizin derinliklerini keşfetmenin en heyecan verici hallerinden biri.

Deniz canlılarına öykünerek suların altında hayatta kalma arzusunun öncüllerine pek çok mitolojik anlatıda rastlarız. Yalnızca bedensel sınırları aşma isteği değil, hayatta kalmak için besin bulma uğraşı da insanları çağlar öncesinde dahi gizemli sularda hayatta kalmanın yollarını bulmaya yöneltmiştir. İzlerini, 18. yüzyılda tasarlanan dalış kostümlerinde de sürebildiğimiz bu merak bugün artık son derece gelişkin kostüm ve ekipmanlarla icra edilen bir spor aktivitesine dönüştü. 

Yüzmeyi seven, merak ve keşif duygusunun kışkırttığı dalışı hayatının bir parçası kılanlar için bu aktivitenin sağladığı faydaları bir çırpıda sıralamak mümkün değil. Her sportif aktivite gibi dalış da fiziksel ve ruhsal sağlığı geliştirir; doğru nefes alma pratiklerini kullanarak kaygı bozuklukları başta olmak üzere pek çok rahatsızlığı hafifletir. Bunlara ek olarak, düzenli dalış pratiği serotonin ve dopamin hormonlarını artırarak sakin ve dengeli bir duygu durumunun oluşumuna katkı sunar.

Dalış, bir başka evrene aralanan gizemli bir kapı olarak da tanımlanabilir. Çıplak gözle göremeyeceğimiz envaiçeşit deniz canlısıyla karşılaşmanın hayal gücümüzü geliştirmemiz, gündelik olanın sınırlarının ötesine uzanmamız için büyüleyici bir imkan ve davet olduğunu düşünmemek elde değil. Tüm bunlara Türkiye’deki dalış noktalarının etkileyiciliğini de eklediğimizde, derinlikleri keşfe dalmak için bu davete karşılık verme isteği duymak adeta kaçınılmaz olacaktır.

Denizin altını keşfedebilmek muazzam bir his

Hüseyin Yüce | Yıldızlar Yatırım Holding Üretim Uygulamalar Uzmanı

Küçüklüğümden gelen deniz tutkusu serbest dalış tutkusuna evrildi. Ayrıca üniversitede okuduğum makine bölümüyle bağlantılı olarak ufak dalış takımlarıyla küçük teknelerin işlerini yapmaya başladım. Kendi dalış ekipmanımı oluşturmak oldukça zordu. Bunun ardından bir dalış firmasında resmi olarak işe başladım. Aday dalgıç olarak profesyonel dalış hayatına girmiş oldum. 

Dalışlara piyasadan başladığım için, bünyesinde dalış öğretmeni ve balık adam bulunduran bir firmadan eğitimler aldım. Hobi olarak başlayıp hayatıma iş olarak giren, benim için hobi niteliğini hiçbir zaman yitirmeyen bu ilgi alanı çerçevesinde, imkanlar dahilinde Fethiye, Kaş, Balıkesir ve İzmir’de sanayi işleri haricinde turistik olarak da dalmanın keyfini yaşadım. 

İki tip dalış tekniği vardır; biri scuba, diğeri serbest. Benim tercih ettiğim, bana bu tutkuyu yaşatan serbest dalış; hem scuba’ya göre daha heyecanlı hem de her anında hassasiyet istediği için bu teknik favorimdir. 

Su altı benim için evrende ne çok bilinmeyen olduğunun yüzüne anlık çarpılmış halidir. Orada bilinmeyen bambaşka bir dünya var ve denizin altında olduğum kısıtlı sürede o dünyayı keşfetmeme izin verilmiş gibi muazzam bir his uyandırır. 

Dalış yapmak, hayatımın her anına katkıda bulunuyor. Hatayı ve disiplinsizliği affetmeyen bu aktivite, bir işe veya bir projeye başlamadan önce bütün ekipmanı doğru yerde doğru şekilde kullanmayı gerektirdiği için daha düzenli çalışmamı sağlıyor.

Dalış yapmak isteyenlere, bu mükemmel deneyimi bir an önce tatmalarını tavsiye ederim. Ancak güvenilir hocalar eşliğinde, ekipman ve dalış eğitimi almak şart. Daha sonra küçük havuzlarda pratik yapıldıktan sonra gerçek bir dalışa palet vurulmalıdır.

Paylaş

Derinlikleri keşfe dalmak