Yeni Rotaların İzinde, Dünyayı Keşfetmek

Seyahat etmenin iyileştirici gücü yadsınamaz; kemik, kas ve kalp sağlığını, dolaşım ve solunum sistemini desteklemekle birlikte şehir yaşamının stresinden uzaklaştırarak zihnin arınmasını da sağlar.
 

Bazen bilinmezliklerle, gizemlerle dolu doğada bir noktadan bir noktaya cesur adımlarla ilerlemeyi, bazen haftalar ya da aylar öncesinden planlanmış bir rotayı ağır adımlarla, tadını çıkara çıkara keşfetmeyi kim istemez? Seçilen rotaya, saatlere ya da mevsim şartlarına uygun giyinmek kadar engebeli ve zorlu arazilerde karşılaşılabilecek olası tüm durumları göz önünde bulundurarak ihtiyaç duyulabilecek malzemeleri de yürüyüşe eşlik edecek sırt çantasında taşımak, bu macera dolu yolculuğun olmazsa olmazı.

Yürüyüşe kimi zaman uçsuz bucaksız ormanların, yaylaların, esrarengiz kokularıyla büyüleyen bahçelerin, kimi zamansa tarihi kucaklayan antik kentlerin, eşsiz mimari yapıların, birbirinden şirin köylerin, buzul göllerinin, şelalelerin eşlik etmesi de kaçınılmaz. Heyecan dolu bu macerada, tatlı yorgunluğu bir ağacın gölgesinde atmanın, doğanın birbirinden eşsiz kokularını solumanın, rotaları kuşlar, sincaplar, salyangozlarla birlikte adımlamanın verdiği keyfi ya da mutluluğu başka ne verebilir ki?

BİR GEZGİNİN SEYAHAT DENEYİMLERİ

REYHAN ÖZTÜRK | YILDIZ DEMİR ÇELİK PAZARLAMA MÜDÜRÜ

 

Çocukluğumdan beri gezmeyi severim. Farklı yerlere gitmek, yaşadığım hayatın ve çevrenin dışındaki insanlarla sohbet etmek, onların yaşam deneyimlerini gözlemleyip öğrenmek her zaman ilgimi çekti. Henüz 15 yaşındayken lisede üyesi olduğum halk oyunları ekibiyle İtalya’ya festivale gittim. Bu inanılmaz tecrübe bende dünyayı görme ve keşfetme istediği uyandırdı. Tabii bu hayalimi üniversiteyi bitirip kendi paramı kazanana kadar gerçekleştiremedim.

Bir ofis çalışanı olduğumdan gezmek için ayırabildiğim günler ve zaman kısıtlı fakat bir şekilde organize oluyorum. Kafamda sürekli görmek istediğim yerlerin listesi var. Ancak uzak ülkelerde seyahat planı yapmak ve izinleri planlamak bazen zorlayıcı olabiliyor.

Birçok ülke ve şehir gezdikten sonra farklı kültürlerle etkileşimlerin dışında dünyadaki doğal güzellikleri görmeyi sevdiğimi fark ettim. Bunu özellikle pandemi döneminde anladım.Pandemide Likya Yolu’nu yürüyerek trekking’e başladım. Doğada yürümek beni zihinsel olarak rahatlatarak daha sakin düşünmemi sağlıyor. İş hayatının koşturmacasında durup iki dakika düşünmeye fırsat bulamadığım pek çok konu aklıma geliyor. Böyle durumlarda aslında kendimle ilgili ne kadar az farkındalığım olduğunu görüyorum. 

Etkilendiğim ve aklımda kalan çok yer var. Örneğin Kapadokya’daki insanların geçmişte o taşların arasında evler inşa etmeleri, yer altı şehirleri oluşturmaları bana etkileyici geliyor. Peru’daki Amazon ormanlarında, en yakın yerleşim yerine kilometrelerce uzakta kalmak da farklı bir duyguydu. Şehre ya da insanlara ait hiç ses olmayan bir yerde ağaçları ve hayvanları dinlemek bir başka. Akşamları gökyüzünde yıldızları çok net görebiliyordum. Yağmur ormanlarında birden yağan yağmura şahit olmak, internet ve telefon olmadan iki gün geçirmek çok farklı bir deneyimdi.

Gittiğim ülkelerde daha çok orada yaşayan insanlarla sohbet etmeye gayret ediyorum. Çünkü bulunduğunuz yer hakkında en iyi fikri size yerli halk verebiliyor. Sohbet ettiğim insanlar bazen tren beklerken tesadüfen tanıştığım, bazen benim gibi seyahat etmeyi seven, bazen de daha önce bir yerlerde yolumun kesiştiği birileri olabiliyor. Bu sohbetler sırasında öğrendiklerim çoğu zaman hayata bakışımı, verdiğim kararları ve iş yapış şeklimi etkileyebiliyor.

Son üç yılda Likya yolunu iki kere yürüdüm. Ayrıca İspanya’da bulunan Camino de Santiago rotasının bir bölümünü bitirdim. Hedefim bu rotayı tamamlamak. Daha sonra da Everest Base Kamp ve Inca Trail rotalarına gitmeyi hedefliyorum.

Orta zorluk seviyesindeki rotalarda yürüdüğüm için aşırı profesyonellik gerektiren ekipman kullanmıyorum; sırt çantası ve ayakkabı olmazsa olmaz. Normal bir sırt çantasıyla yürümek bile iki saat sonra bir işkenceye dönüşebiliyor. Yağmurluk ve çabuk kuruyan giysileri tercih etmek önemli. Yaz aylarında bile yürüyeceğiniz rotaya göre uzun yürüyüş pantolonu ve uzun kollu tişört seçmek gerekebiliyor. Bir de böcek ısırmasına alerjiniz varsa ilaçlarınızı mutlaka yanınızda taşımanız şart!

Paylaş

Yeni Rotaların İzinde, Dünyayı Keşfetmek