‘Mizah ciddi bir iştir’
Mizah Atölyesi Kurucu Eğitmeni Cengiz Ferhat Altay bir iletişim aracı olarak nitelendirdiği mizahı anlatıyor…
Mizahın tanımıyla başlayalım mı? Sizce nedir mizah?
Ben açıkçası mizahın pek de tanımlanabilir bir şey olduğuna inanmıyorum. Yani en azından bende net bir tanımı yok. Çünkü kalıba sokulmaya çalışıldığı zaman pek de o kalıbın içinde duramadığı için mizah zaten mizah sanırım. Ama üç aşağı beş yukarı şöyle ifade etmeye çalışıyorum ben mizahı, eğer onu tanımlamak durumunda kalırsam: “Biraz kışkırtıcı ve iç gıcıklayıcı ama çoğu zaman da eğlenceli olduğu için bizi güldüren, rahatlatan ve olaylara farklı açılardan da bakabilmemizi sağlayan bir araç.” Aslında benim işim de esasen mizahı daha çok bu yönüyle ele alıp onu etkili bir iletişim aracı olarak kullanabilmenin yollarını ve buradan hareketle de mizahın faydalarını özellikle iş dünyasıyla paylaşmak. Çünkü hepimiz biliyoruz ki iş yaşamı maalesef oldukça stresli ve birilerinin bu stresli atmosferi biraz dağıtması ve ortamı renklendirmesi gerekiyor.
Sanırım bu stresli atmosferi biraz olsun dağıtma ve ortamı renklendirme işini yapanlardan biri de sizsiniz değil mi?
Aslında evet. Ben de daha çok böyle bir ihtiyaçtan yola çıkarak iş dünyası için hem eğlenceli hem de faydalı olabileceğini düşündüğüm bir çalışma modeli geliştirmek istedim. Böylece “Mizah Atölyesi” fikri çıktı ortaya. Yani aslında mizahın çok yönlü fayda ve etkilerini güçlü bir etkileşim ve iletişim aracı olarak, çalışanlarla da paylaşabileceğimiz bir tür etkinlik ve eğitim tasarım atölyesi diyebiliriz bu fikir için. Özetle mizahı salt bir eğlence aracı olarak değil, aynı zamanda kıymetli bir iletişim aracı olarak da değerlendiriyor ve paydaşlarımızla bu doğrultuda çalışmalar organize ediyoruz diyebilirim.
Peki, ne işe yarıyor bu “araç”?
Mizahın fayda ve etkilerini uzun uzun anlatmak mümkün aslında. Çünkü hem fiziksel hem de mental açıdan insan sağlığına oldukça fazla faydası var mizahın. Ama tüm bunlar arasında, başta sağlığı her anlamda kötü etkileyen yüksek stres düzeyini azaltarak kendimizi iyi hissetmemize imkan tanıyan rahatlatıcı etkisi ön plana çıkıyor mizahın. Bu yönüyle de mizah, aslında iş yaşamının da en temel sorunlarından biri olan yoğun stresle mücadele konusunda etkili ve bir o kadar da keyifli bir çözüm aracı olarak çıkıyor karşımıza. Ayrıca yapılan birçok araştırma da gösteriyor ki iş yerinde biraz eğlenmek ve gülmek, yoğun çalışma temposunun yarattığı olumsuz etkileri azaltabilmenin de en iyi yollarından biri. Özetle mizahın renkli, eğlenceli ve rahatlatıcı dili, iş yerlerinin çoğu zaman ciddiyetle örülü gri atmosferi altında çalışan insanlara gerçekten iyi geliyor.
Bunun yanında mizahın kişiler arası iletişimi destekleyerek ekip ruhunu beslediği, takım çalışmasına olumlu katkılar sağladığı; empati, yaratıcılık, kriz yönetimi ve analitik düşünme becerilerini yüksek oranda geliştirdiği de biliniyor. Dolayısıyla tüm bunlar ışığında, iş yerinde mizahın ve birlikte gülmenin aslında hem bir ihtiyaç hem de çalışma hayatı açısından başlı başına önemli bir fayda aracı olduğunu söylemek oldukça mümkün.
Öte yandan kağıt üzerinde çok güzel duran bu söylem ve teorilerin olması gerektiği ölçü ve samimiyette pratiğe dönüştürülemediği sürece çok da işe yaramadığını hatırlatmak gerekiyor. Çünkü her ne kadar mizahın iş yaşamına dair olumlu katkı ve etkileri birçok bilimsel çalışma ve araştırmayla desteklenmiş olsa da halen çoğu iş yerinde mizah ya sert bir ciddiyete kurban gidiyor ya da yalnızca duvarlara asılı esprili bir iki cümle veya eğlenceli karikatürden öteye geçemiyor. Oysa ki iş yerinde mizahın fayda ve etkilerini anlamlı bir şekilde deneyimleyebilmenin yolu, mizahı pratiğe dökmekten ve bu sürece çalışanları da dahil etmekten geçiyor. Çünkü mizah ancak “iş”te o zaman gerçekten “iş”e yarıyor.
Yıldızlar Yatırım Holding ile neler yapıyorsunuz peki?
Yıldızlar Yatırım Holding’le ilk olarak Akademi Yıldız’ın üretim ekibi için organize ettiği seminerler aracılığıyla bir araya geldik. Bu seminerler vesilesiyle katılımcılarımızla birlikte hem keyifli hem de verimli zamanlar geçirme fırsatımız oldu. Sonrasında ise bu buluşmalardan aldığımız ilham ve enerjiyle Yıldız Demir Çelik bünyesinde etkili iletişim eğitimleri organize etmek üzere çok daha kapsamlı ve uzun soluklu bir organizasyon planı yaptık. Böylece Yıldız Demir Çelik tarafında 400’e yakın katılımcımızla birlikte “İletişim bizim işimiz!” dediğimiz ve gerçekten verimli olduğuna inandığımız toplam 19 grupla etkili iletişim eğitimine imza attık hep birlikte. Öyle ki artık benim için Yıldız Demir Çelik, kapısından içeri girer girmez her adımda güler yüzle selamlandığım ve her köşede muhakkak ayaküstü de olsa birkaç dakika sohbet ettiğimiz insanlardan müteşekkil bir adres. Şimdilerde ise benzer bir program ve içerik dahilinde İGSAŞ çalışanlarıyla bir araya geliyoruz. Umuyorum ki orada da benzer bir enerji yakalayarak hem keyifli hem de anlamlı bir çalışmaya imza atacağız.
Son olarak, beğendiğiniz mizah işlerini ve bu kapsamdaki isimleri de sorsak size, ne dersiniz?
Kulağa epey eski gelebilir ama ben Türkiye’de yapılmış en güzel mizah işlerinden biri olarak “Bir Demet Tiyatro”yu çok beğeniyorum. Hatta zaman zaman canım sıkıldıkça açar yeniden izlerim “Bir Demet Tiyatro”nun bölümlerini. Çünkü mizahın, sosyal ve toplumsal eleştiri kapsamındaki işlevini oldukça iyi barındıran ve bunu yaparken kendine has mizahi diliyle de kimseleri üzmeden, kırmadan yapan bir işti bence “Bir Demet Tiyatro”. Bunun dışında yakın zamanda en beğendiğim iş, “Gibi” dizisi. Sohbetimizin başında da söylediğim üzere aslında mizahın tanımsızlığına paralel bir iş gibi geliyor “Gibi” bana. Bu anlamda da tanımsız mizahın en başarılı ve keyifli örneklerinden biri bence. Bir de Gülse Birsel’in kaleme aldığı ve içerisinde olduğu işleri sıklıkla çok başarılı buluyorum. Ayrıca Engin Günaydın’ın işlerine de kayıtsız kalamıyorum. Son olarak hem oyuncukları hem de içinde bulundukları işler itibarıyla elbette ki Şener Şen’e ve Kemal Sunal’a bayılıyorum. Özellikle bu iki kıymetli ismin yan yana geldiği filmler benim için bambaşka.
Cengiz Ferhat Altay kimdir?
Mizah Atölyesi’nin Kurucu Eğitmeni Cengiz Ferhat Altay, yükseköğrenimini Boğaziçi Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı, yüksek lisansını Marmara Üniversitesi Sinema-TV alanında yaptı. Üniversitede Mizah Kulübü’nün kuruculuğunu üstlendi. ABD’de oyunculuk ve tiyatro eğitimi aldı. 2008’de ABD’de katıldığı Mizah Atölyesi’nin ardından mizahla ilişkisi profesyonel bir nitelik kazanmaya başladı. Mizahın kurumsal şirketlerde bir iletişim aracı olarak ele alınabileceği fikrinden yola çıkarak bu uğraşını mesleği haline getirdi. Türkiye’de aldığı doğaçlama eğitimi sonrasında bu alanda kişisel atölye çalışmalarına başladı; birçok üniversite, kurum ve kuruluş bünyesinde çeşitli atölyeler, tek kişilik gösteriler ve doğaçlama sahne performansları gerçekleştirerek binlerce kişiyle buluştu. Bugünlerde Mizah Atölyesi Kurucu Eğitmeni olarak kurumlar bünyesinde çalışmalar gerçekleştiriyor ve “Mizah Ciddi Bir İştir” kitabını kaleme alıyor. Ayrıca Yıldızlar Yatırım Holding’le yaptığı iş birliği kapsamında, iletişimi daha da güçlendirmek hedefiyle düzenlenen eğitimlerle Yıldız Demir Çelik ve İGSAŞ çalışanlarıyla bir araya geliyor.